Zeytin Nedir?

Zeytin (Olea europaea), Akdeniz iklimine özgü uzun ömürlü bir ağacın meyvesidir. Gıda değeri yüksektir. Dalında önce yeşil renkli olup sonradan bordo ve siyaha dönüşen, yağlı ve sert çekirdekli bir meyvedir.

Zeytin; dün olduğu gibi bugün de, yalnızca bir ağacın meyvesi olmakla kalmamış, şiirlerden efsanelere kültürümüzün önemli bir parçası olmuştur.

Zeytin ve Zeytinyağının Geçmişi

Derler ki, cennette iki ağaç vardır: İncir “Gerçek Ağacı”dır, zeytin ise “Hayat Ağacı”… Her insan topluluğu, bir dönem ağaca tapmış, her kültür varlık nedenini bir tanrıda, bir “Hayat Ağacı”nın gölgesinde aramıştır. Zeytin yeryüzünde de bir “Hayat Ağacı” dır. "Efsaneye göre, Havva ile birlikte cennetten yeryüzüne kovulan Adem 903 yaşındayken öleceğini hisseder ve Tanrı'dan kendisini ve dolayısıyla tüm insanlığı bağışlamasını dilemeye karar verir. Bu amaçla oğlu Şit'i Cennet Bahçesi'ne gönderir. Bahçenin bekçiliğini yapan melek, Şit'in duası üzerine İyi-Kötü Ağacı'ndan aldığı üç tohumu ona verir ve öldükten sonra babasının ağzına koyup öyle gömmesini söyler. Adem ölür ve Tabor Dağı yakınında Hebron Vadisi'ne gömülür. Adem'in ağzında yeşeren ve kök salan üç tohumdan Akdeniz ikliminin simgesi üç ağaç filiz verir. Zeytin, sedir ve servi..." Akdeniz efsanelerinde adı Ölmez Ağaç ya da Hayat Ağacı olarak geçen zeytin ağacı, antik çağlardan beri insanoğlunun hayatının içinde olmuş, kimi zaman meyvesiyle kimi zaman yağıyla insanlığa sağlık, lezzet ve güzellik vaat etmiş. Romalılardan Mısırlılara, Semitlerden Greklere kadar birçok kültürde zeytinyağı önemli bir gıda maddesi olmanın dışında, kandillerde yakılarak geceleri aydınlatmış, yaralara sürülerek şifa olmuş, ciltler onunla ovularak güzelleştirilmiş. Oleaster, dikenli küçük meyveli yabani zeytin ağacı; milattan 10 bin yıl öncesi Doğu Akdeniz havzasının doğal bitki örtüsünün bir parçasıydı. Ancak, İtalya’nın Mongardino yöresinde ortaya çıkarılan fosilleşmiş zeytin yaprakları, aynı şekilde Kuzey Afrika’da paleolitik dönemden olduğu belirlenen zeytin dalları fosilleri ve İspanya’da kalkolitik dönemden kalan yabani zeytin ağaçları dalları nedeniyle, bu ağacın Akdeniz’in batısında da milattan yaklaşık 12 bin yıl önce varolduğu yönünde savlar var… Yunanistan’ın kuzeyindeki Peloponez Yarımadası’nda bulunan ve kökeni M.Ö. 2000 yılına dayanan zeytin ağacı fosillerine karşın, Ege’deki Santorini Adası’nda gün yüzüne çıkarılan fosilleşmiş zeytin taneleri ve özellikle zeytin yapraklarının ömrü ise, bazı uzmanlara göre milattan 37 bin yıl önceye kadar gidebiliyor… Dile kolay: Zeytin 39 bin yaşında! Ne var ki, yabani zeytin ağacının varlığı zeytin üretiminin de yapıldığı anlamına gelmiyor. Ama açık olan bir şey var, o da yabani zeytin oleaster’in aşıyla “ehlileştirilmesi” ve bir kültür bitkisi olan sativa’ya dönüştürülmesinin yeryüzünde ilk kez M. Ö. 4000’lerde Anadolu, Doğu Akdeniz ve Güney Önasya’da; kabaca Adana, Gaziantep’ten başlayıp, Suriye, Lübnan, İsrail’e inen Akdeniz kıyı şeridi ve hinterlandında gerçekleştirildiği. Ve bu mucizeyi büyük olasılıkla Samilerin başardığı sanılıyor. Tarih boyunca, birçok değişik kültürde zeytin barış ve umudun simgesi olmuştur ve zeytin ağacı ve meyvesi bazı dinlerde kutsal kabul edilmiştir. Zeytinyağının gençlik ve güç kaynağı olduğu inancı her zaman çok yaygındı.

Zeytin Öyküsü