İnsan yaşamı üzerine olan etkisi nedeniyle, 6 bin yıldan daha fazla bilinen bir tarihe sahiptir Zeytin... Eski Mısır, Yunan ve Roma' da çeşitli çiçek ve otlar ile zeytinyağı karıştırılarak çeşitli ilaç ve kozmetikler elde ediliyordu. Yunanlı sporculardan, azizlere ve ilk hekimlere kadar eski tarihin tanrı ve tanrıçaları tarafından kutsal olarak kabul edilmiştir.

Amerika’nın keşfinden sonra İspanyol ve Portekiz göçmenler Kaliforniya’ya zeytin ağaçlarını götürmüşlerdir. 1560 yılında Meksika’da ilk zeytin ağaçlarının yetiştirildiği bilinmektedir. 1800’lü yıllarda San Diego’da zeytinyağı üretiminin yapıldığına dair bulgular vardır.

İtalyan göçmenleri de zeytin ağacını Avusturalya’ ya taşımışlardır. 1805 yılında Sidney’de ilk zeytin ağaçları yetiştirilmeye başlanmıştır. Fransız ve Portekiz rahipler de Japonya’ya zeytin ağaçlarını götürmüşlerdir. Zeytincilik Cumhuriyet sonrası ülkemiz tarımının en önemli dallarından biridir. Zeytinciliğimizdeki gelişme Atatürk’ün 1929 yılında Yalova Millet Çiftliği’ni ziyareti sırasında, o zamanki çiftlik müdürü Necati Turgay ile yaptığı bir görüşme sonucu başlamıştır. Atatürk çiftliği gezerken, çiftlikteki bakımsız, harap ve verimsiz zeytin ağaçlarını gördüğünde “Müdür nedir bu zeytin ağaçlarının perişan hali?“ diye sormuş, bu soru müdür tarafından “Paşam bu zeytin ağaçlarının dilinden anlayan yoktur, baktıramıyoruz “ şeklinde yanıtlanmıştır. Bunun üzerine Atatürk, “Öyleyse İtalya’ya ziraatçılar gönderiniz, hem de en kısa zamanda uzmanlar yetiştiriniz, OLMAZ BU KADAR AYIPTIR!“ direktifini vererek zeytinciliğimizde kalkınma yaşanmasını sağlamıştır. Atatürk’ün bu emriyle başlayan ve uzun yıllar süren çalışmalarla 1935-1946 yılları arasında ülkemizin yağ üretimi % 212 ‘lik bir artış göstererek 19.290 tondan 40.875 tona ulaşmıştır. Yine 1960 yıllara kadar gelişme sürmüş ve 1949 yılında 28 milyon olan ağaç varlığımız 1959 yılında %89’luk bir artışla 54 milyona ulaşmıştır. 1969 yılındaki ağaç varlığımız 73 milyona ulaşmış ve yılık zeytinyağı üretimimiz 100 bin tonu geçmiştir. 2010-11 sezonu Türkiye Zeytin ve Zeytinyağı rekoltesi toplamı olarak, 113.270.882 adet meyve veren, 42.821.795 adet meyve vermeyen ağaç mevcut olup, 1.102.123 ton zeytin tanesi alınacağı, bunun 325.665 tonunun sofralığa, 776.458 tonunun yağlığa ayrılacağı, bundan da ortalama 1/4,9 randıman ile 158.384 ton zeytinyağı elde edileceği tahmin edilmiştir. Geçmişten günümüze kadar uzanan geleneklere baktığımızda zeytin ağacının yaprakları zafer, akıl, ve barışı simgelemiştir. Güvercin ağzında bir zeytin dalı ile Nuh' un gemisine geri dönmüştür. Bu işaretle büyük tufanın sona erdiği kabul edilmiştir. Ancak, gerek tarih ve gerekse günlük yaşamdaki yerinin önemi açısından bakıldığında, zeytinin bulunduğumuz coğrafya dışında bu denli kuvvetli tarihi izlerini görmek pek mümkün olmaz. Faydaları asırlardır bilinen zeytin ve zeytinyağının, günümüzde de koruyucu sağlık etkileri hakkında her geçen gün daha fazla bilimsel bilgi birikmektedir. Ülkemizde Akdeniz mutfağının bilinmesi, zeytinyağının sofralarımızda kullanılması ve hem lezzetli yemek hem sağlıklı yaşam açısından fark edilmeden destek sağlamaktadır. Zeytin meyvesinin faydalarını yeni öğrenmeye başlayan Avusturalya, kuzey Avrupa ve Uzakdoğu ülkeleri, zeytinyağına yıllardır ilaç olarak bakarken Akdeniz ülkelerinde yüzlerce yıldır yemeklik olarak kullanılmaktadır.

Diğer bütün yağlar ancak rafine edildikten sonra yemeklik yağ olarak kullanılabilmelerine rağmen, zeytinyağı doğal haliyle kullanılabilen tek yağdır.

Zeytin Öyküsü